TİS Taleplerimizin Takipçisi Olacağız!

Ankara’ da Karayolları Genel Müdürlüğü önünde “Toplu İş Sözleşmesi” taleplerimize yönelik  yaptığımız basın açıklamasının metni;

3.5 milyon kamu emekçisinin 2 milyon emeklinin yaşamını doğrudan etkileyen toplu sözleşme görüşmelerinde sona doğru yaklaşıyoruz.

Bildiğiniz gibi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin tarafından açıklanan teklife göre; kamu emekçilerinin ve emeklilerinin maaşlarında 2022 yılı için altışar aylık dilimler halinde %5 +%6, 2023 yılı için ise %6 +%6 artış önerilmiştir.

Kamu emekçilerini enflasyona ezdirmeyeceğiz diye başlayan görüşmeler bizlere göstermektedir ki dağ fare doğurmuştur.

2012 yılında ortalama bir kamu emekçisi maaşı ile 1081 dolar alabiliyorken bugün aynı kamu emekçisi bu sene 625 dolar alabilmektedir.

Bu teklif kamu emekçilerinin kayıpların karşılamaktan uzaktır. Kamu emekçilerine yoksulluğu dayatmaktadır. Bizlere yoksulluğu dayatan bu teklifi kesinlikle kabul etmiyoruz ve insanca yaşamaya yetecek bir gelir için sonuna kadar mücadele edeceğimizi buradan ifade ediyoruz.

Bilindiği gibi işçi sınıfının sermayeye karşısındaki gücü örgütlülüğünden gelmektedir. İşçi sınıfının örgütlü olmasının en güçlü hali ise grevdir. Türkiye’deki Toplu Sözleşme sisteminin evrensel bir toplu pazarlıkla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Sözde yetkili sendika bugüne kadar geçekleştirilen tüm toplu sözleşmelerde enflasyon farklı almamıza sebep olacak oranlara imza atmıştır. Sadece bu bile bu alandaki danışıklı dövüşün ispatıdır. Her sendikanın kendi üyesinin haklarını savunmasına olanak sağlayacak grevli toplu sözleşme olmazsa olmazımızdır.

Kamu emekçilerinin ekonomik hakları dışında uzun süredir devam eden özlük ve demokratik sorunları da mevcuttur.

Sözleşmeli çalışma kamuda istihdamın yeni hali olmuştur. Sözleşmeli çalışanların hakları olan güvenceli iş seçim yatırımı haline gelmiştir. 4/C’den 4/B’ye geçen kamu emekçilerinin hak kayıpları devam etmektedir. Özelleştirmeler sonucunda mesleklerini, işyerlerini kaybeden kamu emekçileri işyerlerinde 2. Sınıf vatandaş muamelesi görmektedirler.

Bizleri çeşitli unvanlar altında bölmeye çalışsalar da bizler biliyoruz ki kamu emekçileri bir arada, yan yana omuz omuzadır.

Sendikamızın örgütlü olduğu işyerlerimizde kamu emekçilerinin sorunları çözüm beklemektedir.

Örgütlü olduğumuz işyerlerinin sorunlarına ilişkin olarak bugüne kadar gerçekleştirilen görüşmelerde işyerlerimizde yaşanan sorunların çözümüne yönelik ciddi bir adım atılmamıştır.

Hükümet yetkilileri işyerlerimizdeki sorunların çözümüne yönelik emek harcamak yerine bu alandaki en insancıl taleplerimizi hem bizlere hem de hizmet ürettiğimiz vatandaşlarımıza lüks görmektedir.

Şahlanan Türkiye ekonomisine inat tüm taleplerimiz tasarruf tedbirlerine takılmaktadır.

Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinde son 4 yılda iş ve işlem sayısında %50’lik artış yaşanmasına karşın aynı sürede kurumun personel sayısı net olarak 533 kişi azalmıştır. İşler artmış kamu emekçi sayısı azalmıştır. Özellikle tapu müdürlüklerindeki yaşanan işlem yoğunluğundan kaynaklı olarak bu işyerlerinde çalışmakta olan kamu emekçileri vatandaşlarımız ile karşı karşıya kalmakta, sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalmaktadırlar. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne acilen güvenceli kadrolu kamu emekçisi alımı yapılmalıdır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Şube Müdürü kadroları için gerçekleştirdiği görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında yazılı puanları yüksek olan adaylar sözlü mülakatlar yolu ile elenmiş, kamuda liyakat ayaklar altına alınmıştır.

Sınava giren adaylar tüm iş yoğunluklarının yanında ailelerine, özel hayatlarına ayıracakları özel zamanlarından feragat ederek sınav için emek harcamıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığında çalışmakta olan kamu emekçilerinin çocuklarından, okullarından, evlerinden, ailelerinden esirgedikleri günlerin, saatlerin, dakikaların telafisi ancak gerçekleştirilen sözlü mülakatların iptal edilerek yazılı sınav puanlarına dayalı olarak adil bir şekilde atamaların yapılması ve adaletin sağlanması yolu ile sağlanacaktır.

Milli Emlak Müdürlüklerine sözü verilen uzmanlık sınavı acilen yapılmalıdır.

Doğamız yıllardır sorumsuzca talan edilmektedir. Bu talanın sonucu olarak ülkemiz yangınlar ve sellerle boğuşmaktadır. Kaybettiğimiz canlar bu sorumsuz politikaların en acı reçetesidir. Her afet anında kendilerini ortaya koyarak fedakârca çalışmakta olan AFAD çalışanlarının İstanbul’da bir arada barınabilecekleri bir kamu konutu yoktur.

Bu niçin önemlidir. Şunun için İstanbul’da gerçekleştirilen bir tatbikat göstermiştir ki bu konuda uzman olan afad teknisyenlerinin en iyi koşulda dahi görev yerlerine ulaşmaları 3 saati almaktadır. Her saniyenin bile önemli olduğu böylesi bir anda afad teknisyenleri de afetzede olacaklardır. Diğer illerde olduğu gibi İstanbul İli başta olmak üzere tüm birimlerde afad çalışanlarının bir arada barınabilecekleri kamu konutları yapılmalıdır.

Karayollarında çalışmakta olan kamu emekçileri gece, gündüz kar tipi demeden çalışmaktadırlar. Karayolları emekçilerinin çalışma koşulları yıllardır iyileştirilmemiştir. Denetim istasyonlarında çalışmakta olan kamu emekçilerinin seyyar görev ücreti almamaları için atamaları derme çatma prefabriklere yapılmıştır. Bu prefabriklerde bir sandalye dahi onlara çok görülmektedir. Denetim istasyonlarında çalışmakta olan karayolları çalışanlarının seyyar görev ücreti alabilmeleri için acilen çalışma başlatılmalı ve çalışma koşulları acilen iyileştirilmelidir.

Yapı-Yol Sen Sendikası kurulduğu günden bugüne kadar kamu emekçilerinin özlük, demokratik ve ekonomik hakları için mücadele etmiştir. Tarihimiz işyeri işgallerinden, köprü eylemlerine kadar birçok şanlı direniş barındırmaktadır.

Hepinizi İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret, Güvenceli İstihdam- Güvenli Gelecek, Demokratik- Adil Bir Çalışma Yaşamı, Halktan Yana Bir Kamu Hizmeti, Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi için birlikte ortak mücadele etmeye, omuz omuza vermeye çağırıyoruz.

YAPI-YOL SEN GENEL MERKEZİ