Kapitalist barbarlığa karşı yaşam alanlarını savunan İkizdere halkının yanındayız…

Sendikamız YAPI-YOL SEN  Samsun Şube başkanı Yüksel BAYRAM,  Cengiz inşaatın Rize İkizdere vadisinde yasaları yok sayarak doğa katliamı yaptığına dikkat çekerek, yaşam alanlarını korumak için direnişte olan İkizdere halkının yanında olduklarını açıkladı.

Yapı-Yol Sen Samsun Şube Başkanı Yüksel BAYRAM, “Rize’ nin İkizdere ilçesindeki İşkencedere Vadisi; Cengiz İnşaat’ ın taş ocağı ve diğer yıkım projeleriyle yok edilmesinin önünü açan projeye izin verilerek çevre katliamlarına bir yenisini daha eklenmek isteniyor diyen KESK ‘ e bağlı Yapı Yol Sendikası Samsun Şube Yönetim Kurulu Adına: “AKP iktidarı döneminde çevre ve doğal kaynaklar sermayenin hizmetine açılarak bir bir yok ediliyor. Son olarak, Rize’nin İkizdere ilçesindeki İşkencedere Vadisi; Cengiz İnşaat’ın taşocağı ve diğer yıkım projeleriyle yok edilmesinin önünü açan projeye izin verilerek çevre katliamlarına bir yenisini daha eklenmek isteniyor. AKP; su kaynaklarının sınırsızca sömürülmesine izin veriyor. Orman alanlarının talanının önünü açıyor. Derelerimiz, ormanlarımız, sit alanlarımız, madenlerimiz çevresel etkileri düşünülmeden, sadece kar odaklı politikalara alet ediliyor”

TOPRAKLARIMIZ İKTİDAR ELİYLE DELİK DEŞİK EDİLİYOR!

“Kıyılar, ormanlar, meralar, yaylalar; enerji tekellerine, maden firmalarına, turizm yatırımcılarına, yandaş inşaat şirketlerine birer birer tahsis ediliyor. İktidar bu yandaş şirketler eliyle taş ve mermer ocaklarıyla, tuğla fabrikalarıyla, demir madenciliğiyle ve çimento üretimiyle de dağı, taşı, doğayı yiyip bitiriyor. Bergama’dan Cerattepe’ ye, Ulukışla’dan Kaz Dağları’na altın madeni şirketleri iktidarın eliyle delik deşik ediyorlar toprağı. Türkiye’ nin yeraltı zenginlikleri yerli ve yabancı patronlara peşkeş çekiliyor. Kurulan maden ve taş ocakları bölge halklarının hem sağlığını hem de geçim kaynaklarını ellerinden alırken geride kimyasal maddelerin bulaştığı sular, ekolojik yapısı bozulmuş toprak ve tüm dengesi bozulmuş yaban hayatı kalıyor”

İkizdere Bu mücadele ile sahip çıkılan alan; UNESCO tarafından dünyada korunması gereken 254 vadi listesinde yer alan vadilerden biri, sahip olduğu sular, ormanlar ve zengin biyolojik çeşitliliği ile nadir/hassas türlere ev sahipliği yapan bir ekosistem ve aynı zamanda doğal sit alanıdır. Cengiz İnşaat’ ın yapmak istediği ve iktidar tarafından uygun bulunan Cevizlik Bazalt Ocağı Projesi; planlanan kapasite artışı ile birlikte patlatma yöntemiyle 37,02 ha alandan yılda 20.000.000 ton malzeme çıkarılmasını hedeflemektedir. Proje ile çıkarılan malzeme Rize İyidere Lojistik Limanı ve Dip Taraması projesi kapsamında bakım, onarım ve yol yapımı projelerinde kullanılacaktır.

SUSMAYACAĞIZ YAŞAM ALANLARINDA KARAR HALKIN OLACAK…

“Şimdi sıra İşkence dere Vadisinde… Yargının yürütmeyi durdurma kararı verdiği yani ‘bu alanda taş ocağı olamaz’ dediği aynı alanda Cengiz inşaat yasaları yok sayarak taş ocağı açmak istiyor. “Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Burada taş ocağı demek koruma altında ki bu SİT alanı vadinin yok olması demektir. Para için insanların ve diğer canlıların yaşam alanlarına saldırılar artık bir son bulsun. “Yargı kararlarına herkes uysun, zorla yaşam alanlarımızı katletmek isteyenlere karşı her türlü hukuki mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız.” diyen yurttaşlarımız buna karşı direniyor.

İYİDERE LOJİSTİK MERKEZİ PROJESİNDEKİ ÇARPIKLIKLAR

Son birkaç yıldır gündemde olan İyidere vadisinde yapılması planlanan Lojistik Merkezinin amacı, yapımı tamamlanan Ovit Tüneli ile yaz kış açık hale gelen İyidere – İspir – Erzurum yolunu transit yol olarak kullanarak buradan Doğu Anadolu ve Yurt dışı ülkelere (Başta İran, Gürcistan, Azerbaycan vb.) transit mal veya üretilen ürünleri sevk etmek amaçlanmış idi. Ancak geçen yıl çok ani yapılan bir değişiklikle doğru dürüst bir etüt bile yapılmadan projeye İyidere sahilinde bir liman yapılmasının da eklendiği görülmüştür. Liman projeleri, kısa sürede hazırlanacak ve hemen uygulamaya konulacak türden işler değildir. Uzun süreli deniz hareketlerinin, akıntıların, hakim rüzgarların ve hepsinden önemlisi kıyı erozyonu ile kum-çakıl hareketlerinin izlenip raporlanması hayati önemdedir. Oysa burada bunların hiçbirisi yapılmadan bir liman için büyük olumsuzluklar oluşturabilecek Doğu Karadeniz Bölgesinin en büyük ve en çok teressubat taşıyan akarsularından birisi olan İyidere’ nin bitişiğinde alelacele çalakalem bir avan proje ile Liman ihalesine çıkıldığı görülmektedir. Oysa bu Lojistik Merkezine 15 km. mesafedeki, aynı anda 1 büyük boy ve 2 orta boy geminin yanaşabildiği şu anda 5 milyon ton elleçleme kapasiteli (10-15 milyon dolarlık bir yatırımla 10 milyon tona çıkabilir) Rize Limanı neredeyse boş durmaktadır.

    Liman yapılacak İyidere sahilleri

İşin ihalesi incelendiğinde; halen Rize-Artvin Havaalanını bitirmekte olan Cengiz İnşaat’ın pilotluğunda işin yapılacağı görülüyor. Bu da işin, teknik gerekçelerden çok, Yüklenicilerin isteklerine göre yönlendirildiği, deniz tahkimatı ve limanlar gibi oldukça karlı işleri pek kimseye kaptırmayan Cengiz İnşaatın geçmiş maceralarına bakınca kolayca anlaşılmaktadır.

   Taş ocağı açılacak İşkencedere Vadisi

Bir iki firmaya veya bağlantılılarına çıkar sağlamak için hem devleti zarara uğratmak, hem de doğayı tahrip etmek yerine öncelikle Rize Limanının değerlendirilmesi, kapasite yetersiz hale gelince ve Rize Limanının genişletme olanakları kalmayınca da yeni bir liman yapılması daha akla yakın ve Kamu yararına bir davranış değil midir? Üstelik zaten vadide teşkil edilecek Lojistik Merkez ile sahilde planlanan liman arasındaki taşıma zaten kamyonla yapılmayacak mı? Ha 5 km taşınmış, ha 15 km, ne fark eder. İleride taşınacak mal ve kamyon sayısı artınca Vadiden Rize Limanına direkt bir demir yolu tüneli bağlantısı yapmak da projeksiyonlar arasında yer alabilir.

20 milyon ton olduğu söylenen taş ihtiyacı için binlerce dönüm doğa cenneti İşkencedere vadisinin ve yine ufak bir yatırımla emsalsiz kumlara sahip bir plaj ve turistik alan olabilecek İyidere sahillerinin yok edilmesi vicdanları hiç mi sızlatmıyor?

YÖRE HALKI AÇLIĞA VE GÖÇE MAHKUM EDİLECEK

Emek, bilim, doğa Doğaya düşmanı bu proje aynı zamanda emeğin de düşmanıdır. Bölge halkının temel geçim kaynağı olan organik çay üretimi, arıcılık ve büyükbaş hayvancılığı, taş ocağının çevresel etkileri nedeniyle sona erecek; yöre halkı açlığa ve akabinde göçe mahkum edilecektir.

Anayasal Bir Hak Olarak Çevre Hakkı, Anayasa’ nın 56. Maddesinde de düzenlenmiş olup çevresel talep ve itirazlarda bulunanları “yatırım karşıtı” ya da “iktidar karşıtı” olarak kodlayarak susturmaya ve etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır. Fakat bizler İkizdere’de suyuna, toprağına sahip çıkan ve doğa talanına karşı direnen halkın haklı mücadelesinin yanındayız!

Yapı Yol Sen Samsun Şubesi olarak başta İkizdere mücadelesinin en önünde yer alan kadınlar olmak üzere tüm mücadele edenleri selamlıyor, tüm yurdu bu mücadeleye sahip çıkıp; büyütmeye çağırıyoruz. Bizler bir kez daha ilan ediyoruz ki emeğin, bilimin, doğanın ve İkizdere halkının yanında; iktidarın yıkım politikalarının ve sermayenin nemalandığı rantın tam karşısındayız!