GÜVENCESİZLİĞE SON! GÜVENCELİ İŞ, GÜVENLİ GELECEK İÇİN

0
22

Seçim bitti, ancak kamu emekçilerinin, işçilerin, emeklilerin geçim derdi sürmektedir. Nitekim Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan resmi veriler hayat pahalılığının artmaya devam ettiğini dolayısıyla ücretli kesimlerin reel gelirlerinde yaşanan erimenin de sürdüğünü göstermektedir.

Söz konusu verilere göre kamu emekçilerinin ve emeklilerinin de içinde bulunduğu dar gelirli kesimlerin enflasyonu olarak bilinen Gıda Enflasyonu yıllık yüzde 29.77 seviyesine çıkmıştır.

Tüm partiler 31 Mart Yerel Seçimlerinin galibinin kendisi olduğunu açıklamaya devam etmektedir.  Galibin, mağlubun kim olduğu bir yana, işsizliğin, hayat pahalılığının pençesine terk edilen milyonların iradesi başta anakentlerde olmak üzere az ya da çok tüm sandıklara yansımıştır.

Kamu emekçilerinin maaşlarında yaşanan erime yandaş konfederasyon yönetiminin altına imza attığı ‘toplu sözleşmeler’ ve her yıl tarifesi daha da adaletsiz hale getirilen vergi dilimleri ile katmerli bir hal almıştır.

Toplu sözleşme adı altında dört dönemdir yandaş konfederasyon yönetimi ile varılan mutabakatlarda da tüm kamu emekçisinin ve kamu emeklisinin; Gelir Vergisi adaletsizliğine son verilmesi, Temel Ücretlerin insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çıkarılması, Ek Ödemelerin emekli aylığına yansıtılması, Ek Gösterge sisteminin adil hale getirilmesi, her türlü Güvencesiz İstihdama son verilmesi, Sözleşmelilerin kadroya alınması temel talepleri hep görmezden gelinmiştir.

Kamu emekçilerine 24 Haziran seçimleri öncesinde verilen 3.600 ek gösterge sözünün gereği aradan dokuz ay geçmesine rağmen yerine getirilmemiştir. Üstelik tüm kamu emekçilerini kapsayan adil bir EK GÖSTERGE talebimizin iş güvencesini tamamen ortadan kaldırarak güvencesiz-sözleşmeli istihdamı temel istihdam haline dönüştürmek ve ‘personel reformuna’ bağlanması hedeflenmektedir. Kısacası yıllardır hayata geçirilen “kaşıkla verip kepçe ile geri alma politikası” sürdürülmek istenmektedir.

Yandaş konfederasyon yönetimi ise kamu emekçilerinin, emeklilerinin artan sorunlarına çözüm üretmek yerine her toplu sözleşme sürecinde kendisine üye olmayan kamu emekçilerinden dayanışma aidatının kesilmesini gündeme getirerek kendi kesesini doldurmanın derdine düşmüştür.

Biz Yapı Yol Sen olarak, tüm bu olumsuz tabloya rağmen,  yaşanan ekonomik krizle birlikte sorunları daha çok artan kamu emekçilerinin temel talepleri için mücadele etmeye ve dayanışmayı örmeye devam edeceğiz.

Sendikalar; kamu emekçileri için öncelikle güvenceli iş, güvenli gelecek için mücadele eder. Hedefi kamu emekçileri ve emeklileri için iyi bir Toplu Sözleşme yapmak ve hayata geçirmek olmalıdır.

Bunun için,  1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününe giderken hangi sendikanın üyesi olursa olsun, ya da hiç bir sendika üyesi olmasın, tüm kamu emekçilerini bir kez daha sadece bizim değil, kendi talepleri olan;

  • Ek gösterge (3600) sisteminin adil hale getirilmesi,
  • Ek ödemelerin emekli aylığına yansıtılması,
  • Maaşlarımızda yaşanan erimenin, ekonomik büyüme oranına endeksli telafi edilmesi,
  • Temel ücretlerin insanca yaşamaya yetecek bir artışın yapılması,
  • Maaşlarımızı eriten gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesi,
  • İş güvencemizi ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına son verilmesi ve sözleşmelilerin (4/B)  kadroya alınması, 
  • Kamuya alımlarda eşitsizliği artıran, torpilin, kayırmanın, kadrolaşmanın önünü açan mülakat, sözlü sınav, arşiv araştırması uygulamalarına son verilmesi,
  • Herkese güvenceli iş, onurlu bir yaşam, insanca bir ücret,

Taleplerimiz için sürdürdüğümüz mücadeleyi birlikte büyütmeye ve sendikamız YAPI YOL SEN’e ÜYE olmaya davetlisin.

 

  • GÜVENCESİZLİĞE SON
  • ONURLU BİR YAŞAM VE TEMEL TALEPLERİMİZ İÇİN

MÜCADELEYİ BİRLİKTE BÜYÜTELİM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here