SENDİKAMIZ YAPI-YOL SEN. VERMİŞOLDUĞU HUKUK MÜCADELESİ VE KAZANIMLARINA BİR KAZANIM DAHA EKLEMİŞTİR.

Read Time:14 Minute, 23 Second

SENDİKAMIZ YAPI-YOL SEN. VERMİŞ OLDUĞU HUKUK MÜCADELESİ VE KAZANIMLARINA BİR KAZANIM DAHA EKLEMİŞTİR.

(4/B ÇALIŞANLARINA İLİŞKİN BİR KAZANIM)
Sendikamız tarafından Danıştay 12.Daire’nin 23.01.2009 gün ve 2008/4564 sayılı kararı ile 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personele uygulanan HİZMET SÖZLEŞMESİNDE yer alan 3. 7. ve 8. maddelerin Anayasa’ya,Devlet Memurları Kanunu’na ve ILO sözleşmelerine aykırı olması nedeniyle 4/B’li çalışanların lehine karar verilmişti. Söz konusu üç maddenin kaldırılması istemiyle kazanılanbu dava, Yine Danıştay 12. Dairenin Esas 2008/4564, Karar 2010/5035 sayı ile esastan verilen ve kesinleşen karar Sendikamız Web sayfasında yayınlamış olup, Emekçilerin bilgisine sunulur.

 

 

T.C. DANIŞTAY
ONÎKİNCİ DAİRE
Esas  No   : 2008/4564 Karar No   : 2010/5035
Davacı : Yapı – Yol – Sen(Yol, Yapı, Altyapı, Bayındırlık ve Tapu Kadastro
Emekçileri Sendikası)
Vekili  : Av. Çiğdem Tan, Ziya Gökalp Cad. 36/20 – Yenişehir
ANKARA
Karşı Taraf : 1. Ulaştırma Bakanlığı /ANKARA


2. Karayolları Genel Müdürlüğü / ANKARA
Davanın Özeti : Karayolları Genel Müdürlüğünde 657 sayılı Kanun’un 4/B
maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personele uygulanan hizmet sözleşmesinde yer alan 3., 7. ve 8. maddelerin Anayasa’ya, Devlet Memurları Kanunu’na ve ILO sözleşmelerine aykırılık taşıdığı ileri sürülerek kaldırılması istemiyle davacı sendika tarafından davalı idareye 30.4.2007 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin 14.5.2007 tarihli işlemin iptali istenilmektedir.
Ulaştırma Bakanlığı’nın Savunmasının Özeti:
Davanın Maliye Bakanlığı’na yönlendirilmesi gerektiğin,, 657 sayılı Kanun ve 6.6.1978 tarihli, 7/1754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Esaslara göre Gene! Müdürlük emrinde istihdam edilen görevli personelle Esasların 24. maddesine göre serbest iradeye dayalı olarak imzalanan hizmet sözleşmesinin Maliye Bakanlığı’nca vizelenen “Tip Hizmet Sözleşmesi” hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, hukuka, yasaya ve esaslara uygun olduğu öne sürülmekte ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Savunmasının Özeti:
Sözleşmenin hukuka ve yasaya uygun olduğu öne sürülmekte ve davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi    : Deniz Levent
Düşüncesi : Dava konusu edilen düzenlemede yer verilen “herhangi
bir ek ücret ödemez” ibaresinin”, taraflar bir ay önce ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir” ibaresinin ve “30 günü geçmemek üzere” ibaresinin iptali gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı : Nazmiye Kılıç
Düşüncesi : Dava; Karayolları Genel Müdürlüğünün, 657 sayılı
Yasa’nın 4/B maddesi kapsamında istihdam ettiği sözleşmeli personele uygulanan hizmet sözleşmesinin 3., 7. ve 8. maddelerin kaldırılması istemiyle davalı idareye 30.4.2007 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin 14.5.2007 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlık konusu “Hizmet Sözleşmesinin” iptali istenen 3. maddesin’de;.
“İlgilinin çalışma saat ve süreleri, Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve

T.C.
DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas  No   : 2008/4564 Karar No   : 2010/5035
sürelerinin aynıdır. Ancak, haftanın belli gün ve saatlerinde kısmi zamanlı olarak çalışanların çalışma saat ve süreleri, Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve süreleri esas alınarak Kurumca belirlenir.
Ayrıca, ilgili kendisine verilen işleri bitirene kadar, norma! çalışma saatleri dışında da çalışmak zorundadır. Normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yapacağı çalışmalar dışında veya tatil günlerinde yapacağı çalışmalar karşılığında ilgiliye herhangi bir ek ücret ödenmez.”
7. maddesinde;
“217 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesinde sayılan kurumlarda Sosyal Güvenlik Kurumlarına prim ödemek suretiyle geçen hizmet süresi, bir yıldan on yıla kadar olan personele 20 gün, on yıldan fazla olanlara otuz gün ücretli yıllık izin verilir. Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilir. Hastalık sebebiyle, Sosyal Sigortalar Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ilgilinin ücretinden düşülür.
İlgilinin isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde 2 gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde her olay için üç gün ücretli mazeret izni verilir.”
8. maddesinde;
“a) İlgilinin, bu sözleşme ile 6.6.1978 gün ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a aykırı davranışı tespit edildiğinde, bu durum personele yazılı olarak tebliğ edilir. Tebligatta belirtilecek günden geçerli olmak üzere sözleşme sona erer.
b) Taraflar, bir ay önce ihbar etmek şartıyla, sebep göstermeksizin sözleşmeyi her
zaman feshedebilir.
c) Personelin 65 yaşını doldurduğu tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın sözleşmesi
sona erer.” kurallarına yer verilmiştir.
Sözleşmeli personelin durumu kanun, kanun hükmünde kararname bakanlar kurulu kararı, yönetmelik ve tip sözleşmelerle düzenlenmekte ve bunlarda hüküm bulunmaması halinde Devlet Memurları Kanunu’nun uygulanacağı öngörülmektedir. Bu nedenle sözleşmeli personelin durumu da, memurların durumu gibi büyük ölçüde kanuni ve nizami bir durum yani statüler durum haline gelmiş ve Anayasa’nın 128. maddesinin ilk fıkrasında geçen diğer kamu görevlileri kategorisine dahil edilmiştir.
657 sayılı Yasa’nın 178. maddesinde; belirli hallerde yaptırılabilecek fazla çalışmanın
ücretle  karşılanacağına  yer verilmesi,   ayrıca   kurumlar gerektiği taktirde günlük  çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin personele çalışma yaptırabilecekleri

T.C.
DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas  No   :2008/4564 Karar No   : 201 0/5035
belirlenmiş ise de, bu çalışmaların karşılığının nasıl ödeneceği, yani yine de bir karşılıkla (izin) telafi edileceği belirtilmiş bulunmaktadır.
Ayrıca, zaruri ve kamu menfaatlerini gerektiren işler dışında zorla çalıştırma yapılamayacağı evrensel bir kural halini almış ve Anayasamızda ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda bu yönde düzenleme getirilmiştir.
Bu nedenle, hizmet sözleşmesinin iptali istenen 3. maddenin 1. paragrafında üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, 3. maddesinin 2. paragrafının ise; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara Dair 6.6.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden düzenlenen ve uygulama işlemi niteliğinde olan sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin tip hizmet sözleşmesinin iptali istenen aynı içerikteki 3. maddesinin 2. paragrafının da aynen bakanlar kurulu kararından alınması nedeniyle, üst düzenleme niteliğindeki normun (bakanlar kurulu kararı) daha üst hukuk normlarına (kanun) aykırılık teşkil ettiğinin Danıştay Onikinci Dairesi’nin 9.4.2008 günlü E:2008/285 sayılı kararıyla saptanmış olması karşısında, hizmet sözleşmesinin aynı içerikteki maddesinin de evleviyetle hukuka aykırı olduğu görülmektedir.
Hizmet sözleşmesinin 7. maddesinde yer verilen, öngörülemeyen hastalık hali için izin süresinin 30 günle sınırlandıran “30 günü geçmemek üzere” ibaresi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer verilen ve farklı düzenlemeyi içeren hastalık iznine ilişkin hükme aykırı bulunmaktadır.
Hizmet sözleşmesinin 8. maddesinin; genel düzenleme niteliğin olan (a) bendinde ve yaş nedeniyle sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini düzenleyen (c) bendinde de üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
8. maddenin (b) bendi ise; çalışma barışını ve güvenini bozup çalışanları sürekli olarak işten çıkarılma tehdidi altında bırakarak, çalışma verimini olumsuz etkileyecek nitelikte olması nedeniyle, (a) bendinde yerverilen objektif düzenlemenin yanında, sübjektif sayılabilecek bir düzenlemeye yer verilerek böyle bir fesih sebebinin öngörülmesi çalışanların barış ve huzurunu sağlamakla yükümlü hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağından hukuka aykırı bulunmaktadır.
Bu nedenlerle, Karayolları Genel Müdürlüğünde 657 sayılı Yasa’nın 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personele uygulanan hizmet sözleşmesinin çalışma şartlarına ilişkin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Ayrıca, ilgili kendisine verilen işleri bitirene kadar, normal çalışma saatleri dışında da çalışmak zorundadır. Normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yapacağı çalışmalar karşılığında ilgiliye herhangi bir ek ücret ödenmez” ibaresinin, 7. maddesinin birinci paragrafında yer alan “30 günü geçmemek üzere” ibaresinin, 8. maddesinin (b) bendinde yer verilen taraflar önce ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir” ibarelerinin hukuka aykırı görülmesi

 

T.C.
DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas  No   : 2008/4564 Karar No   : 201 0/5035
nedeniyle iptali, davanın hizmet sözleşmesinin diğer maddelerinin iptaline yönelik kısmı için reddinin uygun olacağı düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesi’nce davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği düşünüldü:
Dava; Karayolları Genel Müdürlüğünde 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personele uygulanan ve hizmet sözleşmesinde yer alan 3., 7. ve 8. maddelerin kaldırılması istemiyle davacı sendika tarafından davalı idareye 30.4.2007 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin 14.5.2007 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasası’nın “Zorla çalıştırma yasağı” başlıklı 18. maddesinde; “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.” ;
“Ücrette adalet sağlanması'” başlıklı 55. maddesinde; ücretin emeğin karşılığı olduğu, Devletin, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alacağı, hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Yasa’nın 99. maddesinde; Memurların haftalık çalışma sürelerinin genel olarak 40 saat olduğu, bu sürenin cumartesi ve pazar günleri tatil olmak üzere düzenleneceği, ancak özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabileceği,
“Hastalık izni” başlıklı 105. maddesinde; memurlara hastalıkları halinde, verilecek raporlarda gösterilecek lüzum üzerine, aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın aşağıdaki esaslara göre izin verileceği,
A) On yıla kadar (on yıl dahil) hizmeti olanlara altı aya kadar,
B) On yıldan fazla hizmeti olanlara oniki aya kadar,
C) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren
hastalığa yakalananlara ons ekiz aya kadar,   izin verileceği,    izin süresinin sonunda hastalıklarının devam ettiği resmi sağlık kurullarının raporu ile tespit edilenlerin izinlerinin bir
katına kadar uzatılacağı,
178. maddesinde; 99 ve 100 üncü maddeler hükümleri uyarınca tespit olunan günlük
çalışma saatleri dışında;

T.C.
DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No   : 2008/4564 Karar No   : 2010/5035
a) Salgın hastalık ve tabii afetler gibi olağanüstü hallerin olması (Bu hallerin devamı
süresince),
b) Fabrika, atölye, şantiye, işletme gibi yerlerde İş Kanununa tabi olarak işçi çalıştıran
kurumlarca hizmetin gereği olarak işçi ile birlikte çalışma saatleri ve günü dışında çalışmanın
zorunlu bulunması hallerine münhasır olmak üzere,   yapılan fazla çalışmaların ücretle
karşılanacağı,   bu  sayılan   hallerde  yaptırılacak fazla  çalışmanın  süresi  ve  saat  başına
ödenecek   ücretin   Bakanlar  Kurulu   karan   ile   belirleneceği,   kurumların  gerektiği  taktirde
personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin çalıştırabileceği,
bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin
verileceği, hüküm altına alınmıştır.
Dava  konusu “Hizmet Sözleşmesinin” iptali istenen 3. maddesinde:
“İlgilinin çalışma saat ve süreleri, Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve sürelerinin aynıdır. Ancak, haftanın belli gün ve saatlerinde kısmi zamanlı olarak çalışanların çalışma saat ve süreleri, Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve süreleri esas alınarak Kurumca belirlenir.
Ayrıca, ilgili kendisine verilen işleri bitirene kadar, normal çalışma saatleri dışında da çalışmak zorundadır. Normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yapacağı çalışmalar veya tatil günlerinde yapacağı çalışmalar karşılığında ilgiliye herhangi bir ek ücret ödenmez.”;
Yine aynı hizmet sözleşmesinin iptali istenen 7. maddesinde;
“217 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesinde sayılan kurumlarda Sosyal Güvenlik Kurumlarına prim ödemek suretiyle geçen hizmet süresi, bir yıldan on yıla kadar olan personele 20 gün, on yıldan fazla olanlara otuz gün ücretli yıllık izin verilir. Resmi tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilebilir. Hastalık sebebiyle, Sosyal Sigortalar Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik tazminatı ilgilinin ücretinden düşülür.
İlgilinin isteği üzerine; eşinin doğum yapması halinde 2 gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde her olay için üç gün ücretli mazeret izni verilir.”;
Aynı hizmet sözleşmesinin iptali istenen 8. maddesinde:
“a) İlgilinin, bu sözleşme ile 6.6.1978 gün ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’a aykırı davranışı tespit edildiğinde, bu durum personele yazılı olarak tebliğ edilir. Tebligatta belirtilecek günden geçerli
olmak üzere sözleşme sona erer. 
c) Taraflar, bir ay önce ihbar etmek şartıyla, sebep göstermeksizin sözleşmeyi her zaman feshedebilir.

T.C.
DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas  No   .-2008/4564 Karar No   : 2010/5035
c) Personelin 65 yaşını doldurduğu tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın sözleşmesi sona erer.” kurallarına yer verilmiştir.
Sözleşmeli personelin durumu kanun, kanun hükmünde kararname, bakanlar kurulu kararı, yönetmelik ve tip sözleşmelerle düzenlenmekte ve bunlarda hüküm bulunmaması halinde Devlet Memurları Kanunu’nun uygulanacağı öngörülmektedir. Bu nedenle sözleşmeli personelin durumu da, memurların durumu gibi büyük ölçüde kanuni ve nizami bir durum yani statüler durum haline gelmiştir.
Genel idare usullerine göre sürekli ve asli bir görevi yürütür hale gelen sözleşmeli personel, Anayasa’nın 128. maddesinin ilk fıkrasında geçen diğer kamu görevlileri kategorisine dahildir. Zira bunların hukuki durumu memurların hukuki durumu gibi büyük ölçüde idare tarafından düzenleyici işlemlerle belirlenir ve bu hukuki durum yine idare tarafından tek yanlı olarak her zaman değiştirilebilir.
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasadan, tüzükler yürürlüğünü kanundan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzükten almaktadırlar. Bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen 657 sayılı Yasa’nın ilgili hükmünde, belirli hallerde yaptırılabilecek fazla çalışmanın ücretle karşılanacağına yer verilmesi, ayrıca kurumların gerektiği takdirde günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin personele çalışma yaptırabilecekleri belirlenmiş ise de, bu çalışmaların karşılığının nasıl Ödeneceği, yani yine de bir karşılıkla(izin) telafi edileceği belirtilmiş bulunmaktadır.
Ayrıca, zaruri ve kamu menfaatlerini gerektiren işler dışında zorla çalıştırma yapılamayacağı evrensel bir kural halini almıştır. Nitekim T.C. Anayasasındaki ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki düzenleme de bu yöndedir.
Bu durumda;
Hizmet sözleşmesinin iptali istenen 3. maddesi bakımından;
Öncelikle genel bir düzenlemeye ilişkin olan 3. maddenin 1. fıkrasında ve 2. fıkrasının
ilk cümlesinde üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.

Hizmet  sözleşmesinin   3.maddesinin 2.fıkrasının  2.   cümlesi  bakımından   ise;

Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına ilişkin Esaslar(a)” dair 6.6.1978 tarih ve 7/15754 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararına istinaden düzenlenen ve işlemi niteliğinde olan sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin tip hizmet, sözleşmesinin iptali istenen aynı içerikteki 3. maddesinin 2. cümlesinin de aynen Bakanlar Kurulu Kararından alınması nedeniyle, üst düzenleme niteliğindeki normun(Bakanlar Kutulu Kararı) daha üst hukuk normlarına(kanun)

T.C.
DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas  No   : 2008/4564 Karar No   : 2010/5035
aykırılık teşkil ettiğinin Danıştay Onikinci Dairesi’nin 2.2.2010 günlü E:2008/285,K:2010/426 sayılı kararıyla saptanmış olması ve söz konusu kararla, benzer düzenlemenin üst hukuk normu niteliğinde ki 657 sayılı Kanun’un 99. ve 178. maddelerinde yer alan, fazla çalışmanın ücretle karşılanacağı yönündeki hükmüne ve zorunlu ve kamu menfaatini gerektiren işler dışında zorla çalıştırma yapılamayacağına ilişkin evrensel ve anayasal ilkelere aykırı olduğu belirtilerek iptal edilmesi karşısında, hizmet sözleşmesinin aynı içerikteki maddesinde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır..
Hizmet Sözleşmesinin iptali istenen 7. maddesi bakımından:
Hizmet sözleşmesinin 7. maddesinde yer verilen insan sağlığı ve çalışma verimi bakımından en önemli mazeretlerden olan, aynı zamanda öngörülemeyen hastalık hali için izin süresinin 30 günle sınırlandırılmış olmasının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer verilen ve farklı düzenlemeyi içeren hastalık iznine ilişkin hükme aykırı olduğu açıktır.
Bu nedenle, anılan maddede yer alan “30 günü geçmemek üzere” ibaresinde üst hukuk normlarına uyarlık bulunmamaktadır.
Hizmet sözleşmesinin 7. maddesinin diğer kısımları bakımından üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
Hizmet sözleşmesinin iptali İstenen 8. maddesi bakımından ise;
Hizmet sözleşmesinin 8. maddesinin (a) bendi genel düzenleme niteliğindedir ve üst hukuk normlarına aykırılık taşımamaktadır.
Hizmet sözleşmesinin yaş nedeniyle sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini düzenleyene/ (c) bendinde de üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır.
Hizmet sözleşmesinin 8/(b) bendi bakımından ise; aynı maddenin (a) bendinde sözleşmenin nasıl feshedileceğine ilişkin bir usulün belirlenmiş olması ve bu belirlemenin sözleşme kavramının niteliğine uygunluk arzetmesi nedeniyle, ayrıca zayıf durumda bulunan bireyin çalışma güven ve huzurunu her zaman bozabilecek nitelikte sebepsiz yere sözleşmenin feshedileceğine ilişkin kuralın getirilmesi, çalışma barışını ve güvenini bozup çalışanları sürekli olarak işten çıkarılma tehdidi altında bırakarak, çalışma verimini olumsuz etkileyecek nitelikte olması nedeniyle, (a) bendinde yer verilen objektif düzenlemenin yanında, sübjektif sayılabilecek bir düzenlemeye yer verilerek böyle bir fesih sebebinin öngörülmesi de çalışanların barış ve huzurunu sağlamakla yükümlü devlet ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
Açıklanan nedenlerle, Karayolları Genel Müdürlüğünde 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personele uygulanan hizmet sözleşmesinin çalışma şartlarına ilişkin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yapacağı çalışmalar karşılığında ilgiliye herhangi bir ek ücret ödenmez” ibaresinin , 7. maddenin birinci paragrafında yer alan “30 günü geçmemek üzere” ibaresinin ve 8. maddenin (b) bendinde yer verilen “Taraflar, bir ay önce ihbar’etmek şartıyla sebep

T.C.
DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No   : 2008/4564 Karar No   : 2010/5035
göstermeksizin sözleşmeyi feshedilebilir”, ibaresinin iptaline, 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “İlgilinin çalışma saat ve süreleri, Devlet memurları İçin saptanan çalışma saat ve sürelerinin aynıdır. Ancak, haftanın belli gün ve saatlerinde kısmi zamanlı olarak çalışanların çalışma saat ve süreleri, Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve süreleri esas alınarak Kurumca belirlenir.” ibaresi, 3.maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Ayrıca, ilgili kendisine verilen işleri bitirene kadar,normal çalışma saatleri dışında da çalışmak zorundadır.” ibaresi ,7. maddesinin “30 günü geçmemek üzere” ibaresi dışında kalan ve iptali istenen ibareler ile 8. maddesinin, a) ve c) fıkralarında yer alan düzenlemeler bakımından davanın reddine, dava kısmen iptal kısmen retle sonuçlandığından, davada haklılık oranına göre aşağıda dökümü yapılan 238.00 TL. yargılama giderinin yansı olan 119.00 TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, kalan 119.00.- TL lik kısmın ise davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000 TL. tutarında avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine 18.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye
A. Çetin Zeynep Erkan Mevlüt Namık Kemal
ZÖNGÜR KAVLAK CANTEKlN Ç ETİ N KAYA ERGANİ

Yargılama Giderleri :
Başvuru Harcı   : 21.40TL. Karar Harcı        : 47.00 TL.
Posta Gideri      : 170.00TL.
TOPLAM
: 238.00 TL.

EŞ/26.10.2010

 

0 0
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir