Yazdır
PDF

ORTA OYUNU 15 AĞUSTOS’TA BİR KEZ DAHA BAŞLADI

YAPI YOL SEN Basın Yayın Birimi tarafından yazıldı. on .

YAPI-YOL SEN

YOL, YAPI, ALTYAPI, BAYINDIRLIK VE TAPU KADASTRO KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI

ZİYA GÖKALP CADDESİ NO:36/20 06420 YENİŞEHİR/ANKARA . TEL - FAX : 433 46 06- 434 39 84 - 431 73 05

web sayfası: http:/www.yapiyolsen.org e-posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

2009 TOPLU SÖZLŞEME BİLDİRİSİ

ORTA OYUNU 15 AĞUSTOS’TA BİR KEZ DAHA BAŞLADI

ONLARI BİR KEZ DAHA MASA(L)LARIYLA BAŞBAŞA BIRAKTIK,
YÜZÜMÜZÜ İŞYERLERİNE VE SOKAKLARA ÇEVİRDİK!

AĞIR KRİZ KOŞULLARINDA % 5 VEYA % 8 ZAM “TOPLU GÖRÜŞME” KOMEDİSİNİN SONUCUDUR

Kriz derinleşiyor. Siyasi iktidarın % 3,5’luk büyüme hedefiyle hazırladığı bütçe çoktan iflas etti. İşsizlikteki artış durdurulamıyor, emekçiler günden güne yoksullaşıyor. Ücretlerdeki reel kaybın 2009 sonunda %15’leri geçeceği yapılan araştırmalar sonucu tahmin ediliyor.

Emekçilerin krizin başından bu yana uğradığı reel kayıpların % 30’ları aştığı bu koşullarda siyasi iktidar kamu emekçilerine % 5 zam yapacak. Kriz paketleri adı altında sermaye kesimine teşvik üzerine teşvik yağdıran, işsizlik fonunda toplanan emekçi birikimlerini şirketlerin kasalarına aktaran AKP iktidarının kamu emekçisine yapacağı bu zam, iktidarın yandaş konfederasyonları MEMURSEN ve KAMUSEN ile geçtiğimiz yıllar da olduğu gibi bu yılda beraberce sahneledikleri “Toplu Görüşme” komedisinin doğal sonucudur.

Kamu emekçilerinin iktidar eliyle yoksullaştırılması anlamına gelen mevcut ücret zammına yol açan mutabakat metnine imza koyanlar, bugün yapılan maaş artışlarından, memuru açlık ve yoksulluk sınırında yaşamaya mecbur bırakan hükümetin suç ortağıdırlar. Mutabakat metnine imza koyan sözde sendikaların isyan etmeleri inandırıcı olmaktan uzaktır. Üstelik 2010 yılı Toplu Sözleşme sürecinde iktidar “Toplu Görüşme” oyununu bir kez daha sahneleyip ulusal ve uluslararası hukuk tarafından defalarca tescil ettirdiğimiz Toplu Sözleşme hakkımızı gasp etmeye devam etmektedir.

Yapı – Yol Sen olarak kamu emekçisini sefalete mahkum eden % 5’lik zammı kabul etmemiz mümkün değildir. Siyasi iktidar öncelikle kriz sonucu ortaya çıkan % 30’luk reel kaybımızı karşılamalı ve “Toplu Görüşme” aldatmacasını bırakarak kamu emekçileriyle Toplu Sözleşme Masasına oturmalıdır.

AKP, kamu emekçilerin Toplu Sözleşme hakkını gasp ederek, yandaş sendikaları ile toplu görüşme metinleri imzalamayı gelenek haline getirmiştir. Hak arayan, emeğinin onuru için meydanlarda “Krizin bedelini ödemeyeceğiz” diye haykıran emekçilere copla, gazla, panzerlerle saldırmayı marifet haline getirmiştir.

Kamu emekçileri grevli toplu iş sözleşmesi haklarının gaspına dur demeye kararlıdır. Bunun için meydanlarda defalarca haykırdık: TİS yoksa GREV var dedik. Özgür, demokratik, barış içinde bir ülkede emeğimizin hakkıyla yaşamak istiyoruz. İnsanca ücret istiyoruz. Kardeşliğin, emeğin, dayanışmanın, özgürlüğün, temel değerler olduğu bir ülke istiyoruz.

 

KESK TOPLU GÖRÜŞMELERİN 1.OTURUMUNA KATILIP, NE SÖYLEDİ?

KESK ve KESK’e bağlı sendikalar aslında bugünleri 2001 yılında görmüşlerdi. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu tasarısı TBMM’de görüşülürken Toplu Sözleşme ve Grev Hakkı içermeyen bir yasanın çalışanlara bir yarar getirmeyeceğini, yaşanacak birkaç görüşmeden sonra çalışanların tamamen umutsuzluğa düşeceğini söylemişti.

KESK 2010 yılına ilişkin yapılan görüşmelerin ilk günü, Bakan Hayati Yazıcı’nın tek taraflı deklarasyonla başlattığı sürece itiraz etmiş, masaya toplu sözleşme için geldiğini belirtmiş ve hükümeti toplu sözleşmeye davet etmiştir. Siyasi iktidar toplu sözleşme masasından kaçmıştır. Bunun üzerine KESK yapılacak toplu görüşmelerin sohbetten öteye gitmeyeceğini, dolayısıyla bu görüşmelere katılmayacağını duyurmuştur. Nitekim toplu görüşmeler sohbet toplantıları olarak geçmiştir.

KESK Diyor ki;

Son sözü hükümetin söylediği bir süreç sadece orta oyunu sahnesidir. Herkes kendisine verilen rolleri oynar. Oyunun sonu da bellidir, öyleyse biz bu oyunun parçası olmayacağız. Bu oyunu ancak Toplu Sözleşme ve Grev Hakkımızı kabul ettirerek bozabiliriz. Toplu Sözleşme ve Grev hakkımız vardır ve mücadele ederek bu hakkımızı kullanacağız. Sonucu hükümetçe belirlenen masaya oturmak, kamu çalışanlarını oyalamaktır. T. KAMU SEN ve MEMUR SEN sonucu belli olan bir oyunda rol alarak, kamu çalışanlarının sefaletinin sürmesine ortak oluyorlar.

 

KESK bunları derken aynı zamanda diğer iki Konfederasyona da çağrıda bulundu;

Sonucu belli olan bu masaya oturarak hükümetin elini güçlendirmeyin, gelin grev yapalım dedi. Çünkü KESK biliyordu ki, diğer konfederasyonlar da o masaya oturmazlarsa yapılacak grev çağrısını tek başına da olsa KESK örgütleyebilirdi. Ama diğer konfederasyonlar aslında sonucu belli olan bir sürece katılarak hükümet politikalarına ortak oldular.

 

KESK TOPLU GÖRÜŞMELERE KATILSA SONUÇ FARKLI MI OLURDU?

KESK’in masaya oturmamakla çalışanların elini zayıflattığını iddia edenlerin de bulunduğunu biliyoruz. İsterseniz bu iddiayı birlikte değerlendirelim;

4688 sayılı yasaya göre süreç işçi sendikaların da olduğu gibi işlemiyor, toplu görüşme sürecinde hükümetin, sendikalarla anlaşmak gibi bir zorunluluğu yok, Uzlaştırma Kurulu kararlarına da uyması gerekmiyor. Böylesi bir işleyişten sonuç çıkar mı? Zaten 2002 yılından bu yana 8 kere yapılan toplu görüşmelerden de kamu çalışanlarının yararına bir sonuç çıkmadı. KESK’in masaya oturması çalışanların değil, hükümetin elini güçlendirirdi. Sonuçta hükümet teklifini yapar, orta oyununun aktörleri arasına KESK’te katılmış olurdu. Asıl diğer sendikalar bu masaya oturarak çalışanların elini zayıflatmışlardır.

 

UNUTMA GREV VE TOPLU SÖZLEŞME HAKKIN VAR

Biz aylardır alanlarda Toplu Sözleşme ve Grev hakkımızın olduğunu haykırıyoruz. Anayasa, Uluslar arası sözleşmeler, Danıştay kararları, AİHM den alınan kararlar, ILO nun kararları toplu sözleşme ve grev hakkımızın olduğu yönündedir. Bu hakların kullanılmasının önündeki tek engel hükümetler ve onların ortağı olan diğer konfederasyonlardır.

Burada görev sendikalarımızda ve sendikalarına sahip çıkan kamu çalışanlarındadır. Örgütsüz olmak, dağınık olmak, senin çıkarlarını korumadığını bildiğin halde o sendikalarda kalmak senin sefalete daha fazla mahkum olmana neden olacaktır.

-Bizler bu oyunun figüranı olmayı reddediyoruz. Kamu emekçilerinin Toplu sözleşme hakkı vardır ve biz hakkımızı kullanmak istiyoruz. Yüzdelik sefalet zamları değil, insanca yaşanabilecek bir ücret istiyoruz

-Sözleşmeli istihdamla geleceğimizin çalınmasını değil, iş güvenceli ve kadrolu istihdam istiyoruz.

-Örgütlenme özgürlüğümüzün kısıtlanması, üzerimizdeki siyasi baskılar, gerici kadrolaşma değil, çalışma yaşamının demokratikleşmesini istiyoruz.

Masada ne görüşülürse görüşülsün hükümet bildiğini okumaktadır.Masaya oturan taraflarının gücünün eşit olmadığı, kamu çalışanlarının taleplerinin duymazdan gelindiği, mutabakata varılan hükümlerin bile uygulanmadığı, uzlaştırma kurulunun kararlarının hayata geçirilmediği, masada ne konuşulursa konuşulsun son sözü bakanlar kurulunun söylediği bir görüşme usulünde diretmek kamu çalışanlarına hakarettir. KESK, kamu çalışanlarına hakaret edilmesine izin vermeyecektir.

Bütün işkolu çalışanlarımızı YAPI-YOL SENDİKAMIZA üye olmaya ve haklarımız için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

TOPLU SÖZLEŞME VE GREV HAKKIMIZI, GREV YAPARAK KAZANACAĞIZ