Yazdır
PDF

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında Basın Açıklaması Gerçekleştirdik!

kenan tarafından yazıldı. on .

20131313_125322
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2014 yılı bütçesinin görüşülecek olması nedeniyle görüş ve taleplerimizi paylaşmak üzere KESK'e bağlı YAPI-YOL SEN, BTS ve  HABER SEN olarak bugün (12 Aralık 2013 Perşembe) saat 12.45'te Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdik.
12.12.2013
Basına ve Kamuoyuna;
 
Biz kamu emekçileri insanca bir yaşam için emekten yana demokratik bütçe istiyoruz!
 
2014 yılı bütçe görüşmelerinin 10 Aralık'ta başlayıp 20 Aralık'ta tamamlanacağı Meclis'te Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın bütçesi de bugün görüşülmeye başlanıyor.
Bizler, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına bağlı işyerlerinde örgütlü bulunan Yapı-Yol Sen, BTS ve Haber Sen olarak sürdürülebilir bir ulaşım politikası ve kamusal hizmet olarak herkese ulaşabilen, ucuz, güvenli, ve çevreye zarar vermeyen bir ulaşım politikasının belirlenmesi amacıyla burada bulunmaktayız.
Görüşülmekte olan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına ait bütçe ulaştırma alanında hizmet alan yurttaşlar ve bu kurumlarda çalışmakta olan biz kamu emekçilerini yakından etkilemektedir. Bizler daha önceki yıllarda olduğu gibi bu bütçenin biz emekçilerin, halkın, işsizin, çiftçinin, dar gelirlinin değil yerli ve yabancı bir avuç sermaye sahibinin ve savaş bütçesi olduğu gerçeğini Meclis'e duyurmak için buradayız.
Ancak ne yazık ki, uygulamada halkın kendisinin ve örgütlü temsilcilerinin katılımları yer almamaktadır. Çünkü başta bütçe hakkı olmak üzere toplumsal hakların kullanımına ilişkin karar alma mekanizmalarında toplumsal katılım, siyasi iktidar tarafından engellenmekte ve bir oldu-bittiyle kararlar halka dayatılmaktadır.
2014 Merkezi Yönetim Bütçesi, AKP’nin bir önceki bütçeleri gibi sermayeyi teşvik ederken, halkın refah seviyesini gerileten, halkı yoksullaştıran bir bütçedir.
Geçtiğimiz 11 yıl içinde ülkenin kar eden ne kadar iktisadi kuruluşu varsa sermayeye peşkeş çekilmiş, temel kamusal hizmetler büyük oranda ticarileştirilerek alınıp satılabilen meta haline getirilmişken, AKP, hem dolaylı ve dolaysız vergiler yoluyla hem de kamusal hizmetleri para karşılığında satarak 2014 bütçesinin yükünü yine halkın sırtına yıkmayı hedeflemektedir.
Ülkemizi yönetenlerin bugüne kadar uyguladıkları politikalar; kısa ve uzun vadeli hedefleri, politikaları ve bu politikaların sonucu olan stratejileri kapsamamaktadır.Ülke kaynaklarını doğru kullanacak ulaşım alt yapısına yönelik mali bir plan ve bütçe olmadığı gibi, fizibıl olup olmadığının değerlendirilmesi yapılmadan birçok proje Dünya Bankasının kredileri kullanılarak gerçekleştirilmekte ve toplumun geleceği ipotek altına alınmaktadır.
           
Kamu hizmeti toplum kesimlerinden gelirine göre alınan vergilerin yine toplumun kolektif ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanılmasıdır. Piyasa hizmeti kâr ya da zarar ölçütüne göre hareket ederken, kamu hizmeti toplumsal fayda ölçütüne göre hareket eder ve kâr- zarar hesabı yapılmaz.
Burada yapılması gereken kamu hizmetlerinin toplumun tüm kesiminden toplanan vergilerle finansmanını genişletmek, hizmetleri giderek daha geniş alanlara yaymaktır.
Bu nedenle;
    • Hizmetler bir kamu hizmeti olarak ele alınmalıdır.
    • Toplu taşımacılığa önem verilerek teşvik edilmeli ve özendirilmelidir.
    • Ulaştırma sektörünün alt sektörlerini oluşturan sistemler bir bütün olarak ele alınmalı, yatırımlar birbirini tamamlar
nitelikte olmalıdır.
    • Deniz ve su yolları potansiyelinden yararlanılmalı, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde deniz taşımacılığı teşvik
edilerek yeni hatlar açılmalıdır.
   • Özellikle yük taşımacılığının demiryolu ve denizyoluna kaydırılması için yeni düzenlemeler yapılmalıdır
   • Kentler arasında otoyol yapımından vazgeçilerek mevcut karayolu güzergahlarında bölünmüş yol olarak genişletilme
yapılmalıdır.
   • Büyükşehir ve sanayi merkezlerimiz, çağdaş standartlara uygun demiryolları ile birbirlerine ve limanlara
bağlanmalıdır.
   • Kent içi ve kentler arası ulaşımlarda toplu taşımacılık birincil öncelik taşımalı ve çevre kirlenmesi asgari düzeye
düşürülmelidir. Toplu taşımanın benimsenmesi için sübvansiyonlar yolu ile toplu taşımacılığı cazip hale getirecek düzenlemeler yapılmalıdır.
   • Toplu taşıma araçları ve ulaştırma sistemleri engellilere uygun olarak düzenlenmelidir.
   • Kentlerin kaderini etkileyecek büyük projeler tartışmaya açılmalı, sendikalar, meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve
üniversitelerin görüşleri alınmalıdır.
Diğer yandan;
Ortadoğu’da sürdürülen emperyalizmin işbirlikçi politikaları ve de özellikle Suriye’ye yönelik askeri müdahale çığırtkanlığı eşliğinde devam eden savaşçı politikalar sonucu savunma harcamaları 2013 yılında olduğu gibi 2014 yılında da bütçenin yüzde 5’ine sahiptir.
“IMF ye borcumuz bitti hatta IMF’ye borç para verecek durumdayız” diye övünenler 2014 bütçesinden faiz gideri olarak 52 Milyar TL ayırırken, 3 milyon kamu çalışanına personel gideri olarak sadece 110 Milyar TL ayırmaktadır. Diğer taraftan 2014 bütçesinde mal ve hizmet alım giderleri için sadece 37,9 Milyar TL ayrılmış olması kamu harcamalarında son yıllarda giderek artan kısıntının devam edeceğinin kanıtıdır. Bu durum sadece kamu emekçilerinin iş yükünün, angarya çalışmanın, performans uygulamalarının, esnek çalışmanın artırılması demek değil, aynı zamanda tüm yurttaşların eşit, parasız, ulaşılabilir kamu hizmeti alma hakkının tamamıyla ortadan kaldırılmasıdır.
Sermaye çevreleri için ulaştırma işkolunun ne kadar karlı bir sektör olduğu bilinmektedir. Bu nedenle köprüler, yollar, posta hizmetleri, demiryolları ve ulaştırma sektöründe bulunan pek çok kurum sermayeye peşkeş çekilmekte ya da bunun hazırlıkları sürdürülmektedir.Bu kapsamda 2014 yılı bütçesinde Hızlı Tren, Duble Yollar, Marmaray, İstanbul’a yapılacak hava limanı ve 3. köprü gibi projeler en başta akla gelenlerdendir.
Yakın zamanda TCDD ve PTT'nin yeniden yapılandırılması adı altındaki özelleştirme kapsamında sermaye ye peşkeş çekilmesi, köprü ve otoyolların özel sektöre devri amacıyla düzenlemelere gidilmesi ile bu alanlar tamamıyla özel sektöre açılmıştır.
Emekçilerin maaşlarında her yıl %3-%4 gibi komik bile olmayan artışlar yapılması yetmiyormuş gibi sendikal hak ve özgürlükleri de her geçen gün daraltılıyor. Yandaş konfederasyon ve hükümet arasında yapılan mutabakatla da milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklinin haklarının gasp edildiğine 2014-2015 dönemini kapsayan toplu satış sözleşmesinde tanık olduk.
Bu nedenle;
Tüm kamu emekçilerinin 2014 yılı maaşlarına 300 TL artış yapılmalıdır.
Maaşlarımız Vergi Artışından Etkilenmesin!
Ek Ödemeler Emekliliğe Yansıtılsın!
Tüm Çalışanların İş ve Ücret Güvencesinin Sağlandığı Bir Bütçe İstiyoruz!
Gelir Dağılımında Adaleti Sağlayan Bir Bütçe İstiyoruz!
Savaş Değil Barış Bütçesi İstiyoruz!
Biz Kamu Emekçileri İnsanca Bir Yaşam İçin Emekten Yana Demokratik Bütçe İstiyoruz!
Buradan tüm bu taleplerimiz karşılanmadığı takdirde 19 Aralık 2013 tarihinde Konfederasyonumuzun almış olduğu bir günlük iş bırakmayı hayata geçireceğimizi basına ve kamuoyuna bir kez daha duyuruyoruz.
 
YAPI-YOL SEN                BTS                   HABER